ZEYTİNCİLİKTE TEMMUZ – AĞUSTOS GÜBRELEMESİ

Zeytincilikte yaz aylarında sulama ile beraber gübreleme de çok büyük önem taşımaktadır. Alışıla geldiği üzere ilkbahar ve sonbahar gübrelemesi belirgindir. Ama yaz aylarında nasıl bir gübreleme yapacağız, neyi amaçlayacağız, nelere dikkat edeceğiz sorularına cevap bulan çiftçilerimiz ne yazık ki az sayıda…

Haziran ayı ve en geç temmuz başı gibi tane tutumunun ardından kritik müdahale zeytin irileşmesi ve olgunlaşması dönemidir. Diğer bir deyişle bundan sonraki hamlelerimiz mevcut taneden daha fazla randıman sağlamak içindir. Ancak ne yazık ki akıllara, tane tutumundan hemen sonra ilk, hatta tek element olarak potasyum gelmektedir. Doğru ancak çok eksik bir bilgidir bu. Tane tutumundan sonra benim tavsiyem özellikle azot ve fosfor üzerine odaklanılmasıdır. Bu gübrelerle uygulamaların içerisinde potasyumunda bulunması isabetlidir. Yine de ben önceliği azot ve fosfor’un ciddi oranlarda verilmesinden yanayım. Çünkü bu dönemde tane uzaması ve iriliği, hücre bölünmesi, bitkinin fizyolojik gelişimleri arasındaki farklardan doğan makro element ihtiyacının karşılanması, yaşlı – sarı ve yenilenen yaprakların element ihtiyacın karşılanması ve daha bir çok nedenden dolayı makro elementler özelliklede azot ve fosfor çok önemlidir. Bu demek değildir potasyuma ihtiyaç yok. Potasyum bundan sonraki dönemin birincil makro besin elementi olduğundan dolayı algı hep potasyum merkezli gelişmektedir. Ancak ben bunun Ağustos sonu özelikle Eylül – Ekim ayları gibi yoğunluk kazanmasından yanayım. Bu zamanda potasyum verilmesinin en önemli artısı, potasyumu bitki sadece mahsul için kullanmaz. Ağacın kendisinin de potasyuma ihtiyacı vardır. O yüzden bu zamanda verilen potasyum, bitkinin genelindeki potasyum ihtiyacını karşılayacağı için ilerleyen dönemde meyvenin en fazla potasyum ihtiyacı olduğu dönemde, yani meyve olgunlaşma dönemine doğru verilen potasyumdan meyve daha fazla yararlanır.

Bunca söylemden sonra kafalarda birçok soru işareti oluşacak. Doğru element skalası nasıl olmalıdır gibi?…

Azotu, Fosforu yüksek ve Potasyumu bu elementler kadar olan yada bir az daha az olan gübrelerle temmuz ilaçlamasına başlanabilir. Piyasada yaygın bulabileceğimiz dengeli element içerikli gübre skalasına örnek 20-20-20 veya 18-18-18 hemen hemen her yerde bulabileceğimiz içeriktir. Bunun dışında çiftçi eğer ilgili davranır ve uğraşırsa kendi de farklı ambalajlardaki elementlerden hesaplayarak uygun element skalası oluşturabilir.

Peki, iş makrolarla bitiyor mu?

Bu elementler dışında bu dönemde yardımcı elementlerden Kalsiyum ve magnezyumunda sap sağlamlığı, çekirdek sertleşmesi, tane iriliği, diğer elementlerle simbiyotik ilişkiler daha birçok etmenden dolayı kullanılmasının çok faydalı olacağının görüşündeyim. Element içeriğine göre birkaç defa bu iki elementlerle uygulama yapılması çok faydalıdır.

AYRICA

Amino Asit,

Aşırı sıcaklar, bitkide cereyan eden fizyolojik süreçler, bitkideki su stresi, kuraklık stresi, mekanik stres gibi stres etkileri, gübre alımında veya kullanımında sıkıntı yaşanması, dengesiz hava koşulları, yetersiz bitki besleme gibi daha sayamadığım bir çok nedene karşı bir aktivatör kullanımı çok faydalıdır. Aktivatör etki olarak da en güzel örnekte kaliteli bir amino asit verilebilir. Amino asidin içeriği de çok önemlidir. Amino asit bir tek ürün değildir. Akıllara aminoasit deyince hemen kökeni yani hayvansal menşeilimi yoksa bitkisel menşeilimi sorusu soruluyor. İyi bir amino asitin içeriği çok önemlidir. Mesela içeriğindeki Metiyonin, Lösin, İsolösin, Fenil analin, Aspartik asit, Arjinin gibi daha birçok amino asitin 1 Lt’de ne kadar var ve ne saflıkta olduğu çok önemlidir. Mesela ben zeytine verilecek amino asitler içerisinde metiyonin oranının çok önemli olduğunu düşünenlerdenim…  Amino asit sadece stres alıcı değil aynı zamanda, bitki içerisine alınmaya çalışılan ve içeriğindeki elementlerin daha iyi çalışması ve kullanılması açısından çok önemlidir. Yani kullandığımız gübrelerden çok daha fazla randıman almamızı sağlar. Bitki içi aktiviteleri düzenlemesi de cabası.

Su,

Bunların dışında, yaz aylarında sulama çok hayatidir. Bu seneki randımanı arttırdığı gibi gelecek seneye de bitkiyi hazırlar. Ayrıca doğru sulama bitkilerin stres koşullarına girmesini engeller. Su hayattır ve tam manasıyla hayattır. Bitki hücresinin osmoz dengesini, dokulardaki madde iletimini, fizyolojik aktivitelerindeki birincil rolünü, toprağın çözünmesini, parçalanmasını, tüm taşınım aktivitelerini, pH dengesini, fotosentezdeki birincil etkisini gibi saydıklarım suyun sadece sayamadığım onlarca faydasından bir kaçı. Ki zeytincilikte meyvenin su dengesini kurmamız lazım, yoksa sadece gübrelemeyle randıman almamız imkansızın beden bulmuş hali olur.

Kaolin;

Daha önce bu konuyla ilgili çok çeşitli bilgilendirme makaleleri yazdığım için bu konuyu derinlemesine açmayacağım. Ancak kaolinin beyaz kaplama materyali olması ile güneşin zararlı etkilerinden koruma özelliği sağladığını daha önce belirtmiştim. Kaolin uygulaması ile sıcak stresi ve sıkılma sorununa bir derece çözüm oluşturulurken diğer bir çok artısı da cabası. Özelliklede Türkiye’nin güney kesimlerine gidildikçe kaolinin olumlu etkisi daha çok kendini göstermektedir.

Toprak uygulamalarında, Element skalası yine dengeli damlama sulama gübreleri olabileceği gibi, toprak yapısına uygun Potasyum nitrat ya da Potasyum Sülfat’ın çok faydası olur. Ayrıca, maliyet ve imkanların olmaması durumunda yine toprak yapısına göre Amonyum sülfat, Amonuyum Nitrat yada ÜRE kullanımı yapılabilir. Bunların dışında kaliteli bir hümik asitin bitki ve toprak açısından çok faydası olur. Mümkün olduğunca sulama yaparken bitki beslemeyi de yapmalıyız yani sularken sadece su vermemeliyiz.

Gübre Kalitesi,

Gübrelemede yaşanan ama dikkat edilmeyen en önemli sıkıntıların başında bana göre kalitesiz ve yanlış gübre kullanımı. Bazı firmaların, ne şekilde ürettiklerini bilmediğimiz ancak randımanı çok az olan gübrelerinden çiftçi beklenti içerisine giriyor ancak sonuçlar konusunda belirsizlikler çiftçinin yorumuna göre değişiyor. Bu konuda da çifçilerin gözünde en belirgi belirleyici, gübrenin fiyatıdır. Eğer ki fiyatı ucuzsa ve çiftçi tesadüfi veyahut da çok azda olsa bir fayda sağladıysa o gübreyi iyi olarak nitelendiriyor ve bu durum, o sene olmasa bile bir dahaki senelerde aynı gübreden verim kaybı yaşanmasıyla sonuçlanıyor. Ayrıca, çiftçi beklentisinde hayal kırıklığı yaşıyor ve boşa ciddi maliyetler yapılıyor. Bu makro mikro elementlerde olduğu gibi destekleyici ürünlerde de olabiliyor. Mesela, çok kalitesiz ve yarayışlılığı çok az olan leonardit (Hatta leonardit oldukları bile tartışılan) den kostik vasıtasıyla hümikasit elde ettiğini sanan çiftçi Bir Liquid humus’un sağladığı verimi alamayınca direkt hümik asidin yarayışlılığını sorguluyor. Ya da işi gübrecilik olmayan ama gübreciliğe de bulaşmış rantçı kurum veya merdiven altı gübre üretimi yapan firmaların ürünleri de çiftçinin bitki beslemeye olan inancını azaltıyor.

Verdiğimiz mücadelelerden tam randıman almak istiyorsak mümkün olduğunca hesaplı ürün kullanmalıyız. Yani ucuz değil, harcanan paranın tam randımanını alacağımız ürünler.

Bu yazı dizimde daha önce bahsettiğim gibi gübrelemenin sadece iki döneme odaklı olmadığının altını çizmeye çalıştım. Bu dönem meyve tutum döneminin ardından tane iriliği ve kalitesinin cereyan ettiği dönemdir. O Yüzden bu dönemde yapacağımız hamleleri doğru değerlendirmeliyiz. Diğer bu deyişle bu dönem mevcut olan malımıza değer kazandıracağımız dönemdir. Tüm çiftçilerimize bereketli bir sene olur inşallah…

Not: Ülkemizde mevcut gübre etiket yönetmeliğinde bazı element, hormon, özel formülasyon, fulvik asit içerikleri veya biyo sitümilant gibi yarayışlı ürünler ürün etiketlerine yazılamıyor. Bunu gübre firmaları kısıtlı oldukları için bu şekilde yapmak zorunda olduklarını belirtiyorlar. Ben bir çok hormonu içeren ama ruhsatını pH düşürücü olarak almış, yada özel formülasyon içerikli ürünlerin hümikasit yada organik gübre ruhsatıyla satıldığına şahit oldum. Bu gibi durumlarda çiftçinin güvenilir firmaların ürünlerini, güvenilir bayiiler den almasını tavsiye ediyorum. Yanlış bir hormon uygulaması yada elementin zamansız verilmesi o an yada ilerleyen dönemde çiftçiye ciddi sıkıntılar yaşatabilir. Kapitalizmin sömürüsünde çaresiz kalmış çiftçimize Allah korkusu olan tüccarlar lazım. Rabbim hepimizin yardımcısı olsun…


Yayımlandı

kategorisi

yazarı:

Etiketler:

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir