ZEYTİN SİNEĞİYLE BU ZAMANDA MÜCADELEYE BAŞLAYIN…

Zeytinciliğin birinci sıradaki zararlısı zeytin sineğidir. Ekonomik açıdan zeytin sineğinin toplamda ve direkt yaptığı zarar diğer zarar etmenlerinden daha fazladır. Son zamanlarda antraknoz’unda olumsuz etkisinin artırmasıyla zarar etmenlerinin sayısı artsa da zeytin sineği bu konuda hala zirvede. Bu makalede vereceğim tavsiyeler sadece zeytin sineği için değil diğer tüm zarar etmenleriyle de alakalıdır.

Tarımda zarar etmenleriyle mücadele denince hemen akla ilaç geliyor. Ben bir mühendis ve tarım ilaçları bayiisi olarak buna hep karşı çıktım. İlaç uygulaması çiftçinin enson tercih edeceği seçenek olmalı. Şöyle düşünün, varsayalım soğuk algınlığı riskiniz var. Önce soğuktan korunmalı, ona göre beslenmeli, hatta bitki çayları ve şifalı diğer bitkilerle bağışıklığımızı güçlendirmeliyiz. Eğer hastalık yeni yeni başladıysa dinlenmeli ve ter atarak vücumuzdaki toksinlerden bir şekilde kurtulma yoluna gitmeliyiz. Ha eğer bu hamlelere rağmen hastalığa ciddi bir şekilde yakalandıysak o zaman doktora gitmeli soğuk algınlığı ilacı ya da ilaçları kullanmalıyız. Enson çare, hastalık durumu yada iltihap durumuna göre doktor uygun görürse Antibiyotik tedavisine gitmeliyiz. Yol budur. Ancak biz hastalandık mı hemen antibiyotik alıp iyileşmeye çalışıyoruz. Tamam hayat sizin hayatınızda ancak bunun etkileri geri dönülmez oluyor. Kendi ekonomimize zarar, ülke ekonomisine zarar, vücudun bağışıklık sistemine zarar, tüketilemeyip vücutta biriken ilaçlardan dolayı karaciğer ve diğer organlara zarar, sürekli aynı mücadeleden hastalık etmenin direnç geliştirmesiyle başarının gün geçtikçe azalması ve daha bir çok zarar…

Şimdi diyeceksiniz burası sağlık formumu, bize bunları neden anlatıyorsun? İnsan için yukarıdaki bu saydıklarım, tarımsal mücadele için de benzer şekilde geçerlidir. Bilinçsiz ve yanlış ilaç kullanımı kendi ekonomimize zarar, ülke ekonomisine zarar, ağacın bünyesine zarar, tüketilemeyip bitkide biriken ilaçlardan dolayı dal, yaprak ve diğer bitki aksamlarında biriken ilaçların verdiği zarar, sürekli aynı mücadeleden hastalık ve zararlı etmenin direnç geliştirmesiyle başarının gün geçtikçe azalması… Bu iki örneği daha iyi içselleştirebilesiniz diye veriyorum.                                                                                          

Peki biz nasıl ilaçsız mücadele edebiliriz,

Mevcut koşullarda tamamen ilaç kullanılmaması zor görülüyor. Ancak bunu azami ölçüde azaltabilir ve mücadele de daha daha iyi randıman sağlayabiliriz. Kültürel mücadele olarak tanımlanan bu mücadeleler ile zarar etmeninin zarar riski azaltılır.

 Konumuz sinek olduğu için, ilk yapılacak müdahele:

Toplama:  Bahçede hasattan sonra kalan zeytin tanelerini toplamaktır. Vuruklu yada vuruksuz dallarda yada yerlerde zeytin tanesi bırakılmamalı. Eğer varsa bir şekilde toplatılmalı.

Gömme: eğer toprakta zeytin tanesi ve çeşitli zeytin parçaları varsa  toplama yapılamadığı durumlarda derine gömülmesi de bir mücadele tekniğidir. Zeytin köklerine zarar vermeden gömmek ya da bir şekilde bahçeden uzaklaştırmak zarar riskini azaltır.

Yabancı ot mücadelesi: Bahçelerimizde bulunan yabancı otlar çeşitli hastalık ve zararlıların kışı geçirmesi için uygun ortam oluşturur. Zarar etmenlerinin yuvası görevini gören bu istenmeyen bitki örtüsünün sadece zararlı etmenlere yuva olmak dışında, zeytinlikte su rekabeti, besin maddeleri rekabeti, kök hastalıkları bulaştırma, toprak yapısını bozma gibi birçok zararlı etkileri de bulunur.

Bahçe komşusu veya içindeki diğer bitki özrtüleri: Halk arasında ormanlık diye tabir edilen çalılık boyutundaki bitki örtüsünde hastalık ve zararlıların barınması için ideal bir yuva görüntüsü görevini taşır. Mücadele zamanında ağaçlara kullandığımız ilaçlarla mücadeleyi neticelendirdiğimizi düşünürken asıl sıkıntı bu çalıların içerisinde bulunan ve ilaçlamadığımız zararlılardan gelir. Bu çalıları ilaçlasak dahi bitki özsuyundan beslenmediği ve sıkı bir yaprak aksamı olduğu için ne kontakt nede sistemik ilaçların tesir edebildiği bu koruyucu ortam zararlıların karagahı gibi etki gösterir. Bu yüzden bahçelerden bu bitki örtüsü mutlaka yok edilmelidir.


yazarı:

Etiketler:

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir